Diş malzemeleri sektöründe yerli üreticiler desteklenmeli

Türkiye’de yaklaşık 50’ye yakın diş hekimliği malzemeleri üreticisi bulunduğunu kaydeden DİŞSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çakır, “Son birkaç yıla kadar bu üreticilerin ürettiklerini klinik dolaplar, teknisyen masaları ve diş üniteleri ağırlıklı ihracat kalemlerini oluşturuyordu. Bugün gelişen implantoloji ile birlikte başta implant olmak üzere dijital görüntüleme teknolojilerinde de üreticilerimiz önemli mesafe kat ettiler ve bu tip katma değeri yüksek ürünlerin ihracatında ilerleme kaydettik. Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde devlet teşviklerinin de üreticilerin hayatlarına girmesiyle birlikte iç pazarda olduğu kadar dışarıya ihraç konusunda da rekabetçi bir ülke olma yolunda ilerliyoruz” dedi.

DİŞSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çakır, “Diş malzemeleri sektöründe yerli üretimi geliştirmek, iç pazarı daha yoğunlukta kullanabilmek hatta ihracatı arttırabilir hale getirmek için yerli üreticilerimizin desteklenmesi gerekiyor” dedi.

Diş malzemeleri sektöründe yerli üreticiler desteklenmeli

Türkiye diş hekimliği pazarındaki güçlü ve köklü firmaları bir araya getiren Diş Malzemeleri Sanayici ve İş Adamları Derneği (DİŞSİAD) diş malzemelerinin ithalat, ihracat, imalat, mümessillik, bakım, onarım, toptan ve perakende satıcılığı konusunda faaliyet gösteren kişilerin ve firmaların bu alandaki çalışmalarını koordine, teşvik, bilinçlendirmek ve disipline etmek ile kanunların öngördüğü çerçeve içinde hak ve menfaatlerini korumak için kurulmuş ve 150’nin üzerinde üyesi olan sektörün ilk ve tek derneği olarak yer almaktadır. Diş Malzemeleri Sanayici ve İş Adamları Derneği (DİŞSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çakır diş malzemeleri sektörüne ilişkin gelişmeleri Ticaret Gazetesi’ne anlattı.

Sektördeki ekonomik hacmin yüzde 90 gibi önemli bir bölümünü ithalatın oluşturduğunu ifade eden Başkan Çakır, “DİŞSİAD olarak yüzde 10 ile sınırlı kalmış yerli üretimin arttırılmasına, dışa bağımlılığa karşın yerli üretimin nasıl desteklenmesi gerektiği ve yerli üretimin geliştirilmesine yönelik çözüm önerileri getirmek için yoğun faaliyetlerimiz sürüyor” dedi.

1) Diş malzemeleri sektörünün pazar hacmi ne kadar? Ne kadarlık bir büyüme hedefleniyor?

Türkiye’de diş tedavisinde hızlı bir ilerleme içerisindeyiz. Bu hızlı büyümeye rağmen gelişmiş  ülkelerle kıyaslandığında Türkiye’nin henüz istenen seviyeye gelemediğini görüyoruz ancak hızlı büyüme ile gelişmiş  ülke standartlarına orta vadede yetişeceğimiz düşünüyoruz.

Bugün Türkiye’de 100 bin hastaya 32 hekim düşüyor. Bu konuda iyi olan gelişmiş  ülkelere bakıldığında İsrail ve ABD 100 hekim ile dünyada başı  çektiklerini görüyoruz. Diğer yandan OECD ortalamasına bakıldığında ise 100 bin kişiye 70 diş hekimi gibi yüksek bir seviye göze çarpıyor. Bu da Türkiye’nin hekim sayısını 2-3 kat arttırdığında ancak gelişmiş ülkelerin seviyesinde gelebileceğini gösteriyor. Dolayısıyla bu konuda önümüzde daha kat etmemiz gereken ciddi bir mesafe var ancak son yıllardaki gelişmeler umut verici nitelikte olduğunu düşünüyoruz.

Özellikle yeni açılan üniversiteler ve diş hekimliği fakülteleriyle birlikte yılda ortalama 5 bin diş hekimi mezun olup çalışmaya başlıyor ki bu anlamlı bir yükselişe işaret etmektedir. Bugün AB ortalamasının çok altında olan diş hekimi sayımız 30 bin dolaylarında seyrediyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında aktif diş hekimi sayımız 70 bin seviyelerine gelecek. Bu büyümeye paralel olarak yeni açılan klinikler ve Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri ile birlikte sektörümüz hızlı bir büyümenin içerisine girmiş durumda.

Dolayısıyla bugün 500 milyon dolar seviyeye erişmiş olan sektörel hacmin 2023 yılında 1 milyar dolar seviyelerine geleceğini öngörüyoruz.

2) Dolardaki yükselişin diş malzemeleri sektörüne etkisi nedir? Piyasalarda yaşanan hareketliliğin sektöre yansımasını değerlendirir misiniz?

Diş Malzemeleri Sanayici ve İş Adamları Derneği olarak ülkemize olan inancımız ile çalışmaya, üretmeye ve üretene destek olmaya devam edeceğiz. Son dönemde karşılaştığımız finansal zorlukları milletimizce dayanışma içerisinde aşacağız. Türkiye ekonomisinin temelleri sağlamdır ve bu süreçte reel sektörümüzün üretim, hizmet ve istihdam kapasitesinin korunmasının bilincindeyiz. Döviz kurlarındaki hiçbir ekonomik kural ile açıklanamayan etik dışı oyunların karşısındayız ve kınıyoruz.

Ağız ve Diş Sağlığı Sanayici ve İş Adamları olarak, gerekli önlemlerin uygulanmaya konulmasıyla, ekonomimizin yeniden sürdürülebilir ve dengeli bir büyüme zeminine döneceğine inancımız tamdır. Bu süreçte sektör olarak ekonominin bir parçası olduğumuz bilinci ile tüm ilgili paydaşlarımızla ortak hareket edeceğiz. DİŞSİAD olarak her zaman devletimizin ve milletimizin yanındayız.

3) Sektör ihracat bazlı mı büyüyor? İç pazar ve dış pazarın oranı nedir?

Sektörün oluşturmuş olduğu ekonomik hacmin yüzde 90 gibi önemli bir bölümünü ithalat oluşturuyor. Dolayısıyla DİŞSİAD olarak yüzde 10 ile sınırlı kalmış yerli üretimin arttırılmasına, dışa bağımlılığa karşın yerli üretimin nasıl desteklenmesi gerektiği ve yerli üretimin geliştirilmesine yönelik çözüm önerileri getirmek için yoğun faaliyetlerimiz sürüyor.

Bu amaçla üretimin desteklenmesi ve üretimin yaygınlaştırılmasına yönelik çözüm önerileri için Sağlık Bakanlığına bağlı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü ile ortak çalışmalarımız sürüyor.

Yerli üretimi geliştirmek, iç pazarda daha yoğunlukta kullanabilmek hatta ihracatı arttırabilir hale getirmek için yerli üreticilerimizin desteklenmesi gerekiyor. Bugüne kadar ağız ve diş sağlığına yönelik malzemeler tıbbi malzemeler kapsamında yer almıyordu. Bu nedenle yerli üreticiler devlet teşviklerinden faydalanamıyordu. İlgili kuruluşlarla yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında son iki yılda çok önemli mesafe kat ettik. Ağız ve diş sağlığı kapsamındaki ürünlerin listelerini ilgili kuruluşlarla paylaştık ve ağız ve diş sağlığı malzemelerine tıbbi malzeme statüsü kazandırarak üreticilerin devlet teşviklerinden yararlanma imkanının da önünü açmış olduk.

Sağlık Bakanlığı’nın 2023, 2025 ve 2089 vizyonları hazırlanıyor ve bu kapsamda üretime nasıl destek olunabileceği belirleniyor. DİŞSİAD olarak bu çalışmaların içerisinde yer alıp teşviklerin yönlendirmesi ve hangi dalların öncelik verilmesi gerektiği konusunda görüşlerimizi bildiriyoruz. Know how’ı (bir alanda uzmanlık bilgisi) yüksek ürünlerin üretilmesi ve geliştirilmesi için bakanlığımız ile ortak çalışma içerisindeyiz.

Türkiye’de yaklaşık 50’ye yakın diş hekimliği malzemeleri üreticisi bulunuyor. Son birkaç yıla kadar bu üreticilerin ürettikleri klinik dolaplar, teknisyen masaları ve diş üniteleri ağırlıklı ihracat kalemlerini oluşturuyordu. Bugün gelişen implantoloji ile birlikte başta implant olmak üzere dijital görüntüleme teknolojilerinde de üreticilerimiz önemli mesafe kat ettiler ve bu tip katma değeri yüksek ürünlerin ihracatında ilerleme kaydettik. Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde devlet teşviklerinin de üreticilerin hayatlarına girmesiyle birlikte iç pazarda olduğu kadar dışarıya ihraç konusunda da rekabetçi bir ülke olma yolunda ilerliyoruz.

Diğer taraftan görüntüleme teknolojilerinin gelişimi doğrultusunda “dijital diş hekimliği” kavramını konuşmaya başladık. 3 boyutlu görüntüleme teknolojileri sayesinde tedavi süreleri kısaldı ve diş hekimlerinin operasyonlarını  çok daha kolaylaştıran bir boyuta geldi. Implant üretimi ile birlikte Türkiye’deki üretimin geleceğinde görüntüleme teknolojileri ve dijital diş hekimliğine yönelik malzeme üretimi öncelik kazanmış durumdadır.

Verilere göre, dünyada 2010 yılında yaklaşık 4,5 milyar dolar ekonomik değeri olan yaklaşık 40 milyon implant kullanıldı. Bu pazarın yılda yaklaşık yüzde 12 oranında arttığı göz önüne alındığında bugün bu rakamın 10 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz. Resmi kayıtlara göre, Türkiye'de de 2010'da 350 bin implant yapıldı. Bugün için bu sayının 600 bin adet olduğu tahmin ediliyor.

İmplantların yüzde 1'inin kamu hastanelerinde, yüzde 14'ünün üniversitelerde ve yüzde 85'inin serbest çalışan merkezlerde kullanılıyor. Ayrıca yerli üretim yapılmasıyla implant maliyetinde yüzde 20'nin üstünde avantaj elde edilecektir. Bugün ülkemizde 20’ye yakın implant üretici firma bulunmaktadır.

4) IDEX Fuarı'na ne kadarlık bir katılım bekleniyor? Fuar hakkında bilgi verebilir misiniz?

DİŞSİAD’ın sektörün gelişimi adına yaptığı en önemli faaliyetlerin başında bu yıl 11 Nisan’da 16’cısnı düzenleyeceğimiz IDEX İstanbul Ağız Diş Sağlığı Cihaz ve Malzeme Fuarı bulunuyor.

DİŞSİAD olarak konusunda bölgemizin üçüncü büyük fuarı olan IDEX 11–14 Nisan 2019 tarihleri arasında CNR EXPO Fuar Merkezi’nde organize edeceğimiz fuarımız, Türkiye ve dünyadan çoğunluğu Diş Hekimi ve Diş Teknisyeni olmak üzere 15.000 üzerindeki kişiyi Avrupa, ABD, Orta Doğu ve Uzak Doğu ülkelerinden yaklaşık 1.000 ‘e yakın Dental marka ile buluşturacaktır.

İDEX’in ticari boyutu kadar sosyal sorumluluk yönünden de ciddi bir misyonu bulunuyor. Biz IDEX’i sadece bir ticaret merkezi olarak görmüyor, eğitim amaçlı olarak da kullanıyoruz. Bu anlamda fuar süresince botoks uygulamaları, kadavra üzerinde uygulamalı yumuşak doku ve implant operasyonları gibi konularda birbirinden değerli konuşmacıların yer alacağı seminerler, toplantılar ve cihaz bilgilendirme etkinlikleri organize edildi. Bu organizasyon sektör ve sektör çalışanlarının da kendini geliştirebileceği için önemli bir hizmet sunuyor.

Bir önceki organizasyonumuzda IDEX’in 100 milyon dolarlık bir ticari hacmi oluşmuştu. Bu yıl, bu rakamı yüzde 25 artırarak 125 milyon dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla öncelikli hedefimiz, IDEX sayesinde Türk dental sektörünün, aynı coğrafyada bulunduğumuz ülkelerdeki ticaret hacmini daha da artırmaktır.

5) Sektörün yaşadığı en önemli problemler nelerdir?

Sektörün en büyük sorunu ihracat yapamıyor olmamızdır. Yerli üretici Uzakdoğu üretimine karşı yeteri kadar korunmuyor. Burada yapılacak regülasyonlarla yerli üreticinin teşvik edilmesi gerekiyor.

Ağız Diş Sağlığı Merkezleri insanımız için çok faydalı bir hizmet oldu ve halkın diş sağlığına yönelik hizmete erişimi ciddi oranda kolaylaştı. Gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında diş sağlığı konusunda ülkemiz çok gerilerde kalıyordu merkezlerin hayatımıza girmesi bunu değiştirme anlamında çok önemli bir gelişme oldu. Sektörümüzün gelişmesi ve büyümesi için de önemli rolü olan merkezlerin hayatımıza hızlı girmesi beraberinde sektörde faaliyet gösteren şirketlerin adaptasyon güçlükleri yaşamasına sebep oldu. DİŞSİAD olarak firmaların adaptasyon süreçlerini kolaylaştırma adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mevcut ihale sisteminde bazı iyileştirmelerin yapılması gerekiyor, burada yapılacaklarla halk için olduğu kadar sektör için de çok değerli bir konuma gelecektir bu da halk için daha iyi ve nitelikli hizmet sunulmasının da önünü açacaktır.

6) Ağız, diş sağlığı cihaz ve malzemeleri sektöründe sorunlar nelerdir? DİŞSİAD olarak sorunlara karşı ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Sektörümüzle ile ilgili istihdamın artırılması ve katma değer yaratma adına; Üretim ve Ar-ge çalışmaları desteklenmeli, Sektöre yönelik örnek üretim modelleri oluşturulmalı, Yerli üreticilerin yabancı üreticilerle rekabet edebilir hale getirilmeli, İhracat ithalata bağımlı kılınmaksızın artırılmalıdır.

Diş hekimliği özelinde üretimin sağlanması ve geliştirilmesi açısından meslek kuruluşları, üniversite, endüstri iş birliğinin kurularak geliştirilmesi; sektörde her düzeyde yetişmiş nitelikli ara teknik eleman ihtiyacını karşılamaya yönelik, TDB, DİŞSİAD, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları ile iş birliği çerçevesinde müfredat programları hazırlanmalı ve meslek liselerinden başlayarak uygulamaya koyulmalıdır.

Sektörümüzdeki özgün cihaz ve sarf malzeme üretiminin devlet teşvik ve desteklerinden daha etkin faydalanması amacıyla organize üretim merkezleri kurulmalıdır. Bu yapılardaki, ortak kullanım birimleri üretimin niteliğini ve ekonomikliğini arttıracaktır.

Teknik şartnameleri içeren nitelikli veri bankası oluşturulmalı, bunun için bağımsız bir teknik kurul oluşturulmalıdır. Kamu kurumlarında verilecek olan sağlık hizmetlerinde, hasta sağlığının uzun süreli ve kaliteli olmasını engelleyen ucuz malzeme tercihi yapılmamalıdır. Malzeme standartlarının belirlenmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı ile ortak komisyon oluşturulması sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır. Yerli üretimi teşvik edecek ithalat mevzuatları yaşama geçirilmelidir. Bütün bunların yanında ürünleri ele aldığımızda belki de en önemlisi ülkemizde Tıbbi Cihaz ve Sarf ürünlerine ait bir kanun yapılması gerekliliğidir. (Halen yönetmeliklerle yürütülmeye çalışılmaktadır)

DİŞSİAD olarak, sektörün gelişiminin sağlanması yönünde başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere, Ekonomi Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İhracatçılar Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, çeşitli üniversiteler, Kosgep, Tübitak gibi birçok kurum ve kuruluş ile yakın ilişkiler içerisindeyiz. Sivil toplum kuruluşu olduğumuz bilinci ile sektörümüz ihtiyaçlarını ülkemiz menfaatlerini gözeterek ve halkımızın ağız ve diş sağlığını ön planda tutarak çalışmalar yapmaktayız.

7) 2019 yılına dönük beklenti ve hedefleriniz nedir?

G20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olan Ülkemizin yüzde 5’in üzerinde büyüyeceği ve 2018’e nazaran global şartlardan dolayı 2019'un ise daha zorlu geçeceğini düşünüyorum. Burada önemli olan büyümenin sürdürülebilir olması ve içeriği.